Taşındııımmmmm!!
Evet sayın seyirciler yanlış duymadınız, pardon, okumadınız! Artık Taşındıımmm!!!
Ne zamandır taşınacağım bekleyin deyip duruyordum, işte sonunda oldu.. Bundan sonra eski ve yeni tüm yazılarımla;
Çıkarın Üstünüzdeki Siyaseti
Ne zamandır bi koşuşturma var.. Sokaklarda-yollarda, (iletişim araçları sayesinde) evlerde, sanal alemde, okulda... O kadar sıkılmışım ki, artık siyaset olan herşeyden nefret eder hale geldim. Bu yaşıma kadar 4 seçim gördüm, hiç bu kadar "yeter bee" dediğimi hatırlamıyorum.
Ama hakkaten abarttılar, kendileri bile farkındadırlar eminim. Öyle ki, bu komik bi hal bile almıştı son zamanlarda. Hatta bi olay anlatayım da neşemiz yerine gelsin
Seçim koşuşturmasında "yahu ben manyak mıyım bunca sabıkam olmuş halkta yine ne işim var benim seçimlerde demeyen genç bi abinin -isim kullanmayayım(gerçi anlayan anladı)- partisine ait bi millet vekili adayı, jeep'ine atlamış, yanına da 3 bayan almış 40-50 yaşlarında(büyük ihtimal komşuları
), ellerine de partiye ait birer bayrak tutuşturmuş, cd çalardan da partinin bayanlarla gayet zıt olan(özellikle önde oturan lays reklamına çıkan "yin gari"ci bayana çok benzeyen kadınla acayip zıttı
) rap şarkısını koymuş gezinmekteydi. Her neyse, ışıklarda içinde bulunduğum dolmuşun yanında durdu (tabi bütün kafalar bi anda oraya döndü). Jeep'de önde oturan "yin gari"ci teyze camdan kafasını çıkarmış, "mazooyt bi yeteeleeeee olacaaakkhh" diye bağırırken arkada oturan liseli genç tüm dolmuşu kahkahalara boğdu
onun da camdan kafasını çıkarmış, "her gün bayram olacakkk" demesiyle film koptu. Kadın tabi mort(afedersiniz ama)
. O dakikadan sonra arkada oturan 2 komşu teyze, gördüğüm kadarıyla yolculuklarını kafalarını içeri sokarak sürdürdüler 
Velhasıl fazla abartmamak gerek.. Yoksa böyle sandığın tabanındaki tozlarla akraba, liseliye de malzeme olursun.. (Mesela Baykal'ın Rodos'a kadar yüzme sözü vermesi büyük malzeme
Şahsen bolca kullanacağım.. Hadi yine Şanslısın sayın Baykal, bak diğer genç abi liseliye malzeme olmuştu, sen üniversiteliye malzeme olacaksın
Gerçi bakalım sözünde duracak mı, yoksa bu da şahsına ait diğer gerçekleşmeyecek seçim vaatlerinden biri miydi
)
Neyse..
Artık bitti hepsi.. Umarım bitmiştir. Çünkü artık çok sıkıldım
Tüm kanallar siyasette, tüm siteler siyasetin içinde, bütün
muhabbetlerin içinden bir damla bile olsa siyaset çıkıyor, espriler
bile artık siyaset üzerine..Haksız mıyım yüce Türk vatandaşı? Halinizden memnun mu(yd)sunuz? Gidişat vahimdi, kardeş kardeşini tanımaz hale geldi. Bir sürü dostluk noktalandı! Evet durum o kadar ciddiydi! Beni en çok rahatsız eden de bu oldu. Dostluğun bile üstünde tutuldu bu siyaset.. Bir diğer partiye aklı yatanlara küfürler edildi, hakaretler yağdı.
Ne diyelim, artık bu noktadan sonra, yeni(den) hükümetimize başarı dilemek gerek.Ne olursa olsun bizim hükümetimiz, bizim başbakanımız, bizim yöneticilerimizdir.. Eğer demokrasi uyguluyorsak, bunun gereği olan çoğunluğun seçimine saygı duymak gerekir.
"Saygının bittiği yerde her şey bitmeye mahkumdur."(Düşünceniz her ne olursa olsun)Lütfen anlayış.. 
RihaNNa-UmbreLLa -Çeviri
Yeni bir Beyonce var şu sıralar müzik aleminde.. "Rihanna". Hemde 19 yaşında..
Biz okul köşelerinde, yazın sıcağı demeden derslere giriyoruz millet şarkı söyleyip
paraları yiyo..Neyse şimdi kıskanmayalım, kızda güzel hani.. Umbrella şarkısı da
süper bişey. İnsan yerinde duramıyoDinleyin hak vereceksiniz..

You had my heart, and we'll never be worlds apart
(Kalbimi çaldın ve asla ayrı dünyalardan olmayacağız)
Maybe in magazines, but you'll still be my star
(Belki dergilerde olabiliriz, ama benim yıldızım yine de sen olacaksın)
Baby cause in the Dark, You can't see shiny Cars
(Çünkü bebeğim karanlıkta, parlak arabaları göremezsin)
And that's when you need me there
(Ve ne zaman bana ihtiyacın olsa)
With you i'll always share
(Hep seninle paylaşacağım)
Because
(Çünkü)
When the sun Shine
(Güneş parladığında)
We'll shine Together
(Biz de birlikte parlayacağız)
Told you i'll be here Forever
(Söyledim sana, sonsuza dek burada olacağım)
Said I'll always be your friend
(Dedim ya her zaman dostun olacağım)
Took an oath i'm a stick it out till the end
(Yemin ettim sonuna dek sözümü tutacağım)
Now that it's raining more than ever
(Şimdi her zamankinden çok yağıyor yağmur)
Know that we'll still have each other
(Hala birbirimize sahibiz biliyorum)
You can stand under my Umbrella
(Şemsiyemin altında durabilirsin)
--Ella ella eh eh eh--
Under my umbrella
(Şemsiyemin altına)
These fancy things, will never come in between
(Bu gösterişli şeyler, asla aramıza giremez)
You're part of my entity, Here for Infinity
(Varlığımın bir parçasısın, işte sonsuzluk bu)
When the war has took it's part
(Savaş payını aldığında)
When the world has dealt it's cards
(Dünya kartlarını oynadığında)
If the hand is Hard, Together we'll mend your heart
(Eli güçlüyse, yüreğini ikimiz tamir edeceğiz)
Because
(Çünkü)
You can run into my Arms
(Kollarıma koşabilirsin)
It's Okay don't be alarmed
(Sorun yok korkma)
--Come into Me--
(Gel bana)
There's no distance in between our love
(Aşkımızda mesafelere yer yok)
So Go on and let the Rain pour
(O yüzden devam et ve bırak yağsın yağmur)
I'll be all you need and more
(Ne ararsan bende var ve daha fazlası)
Because
(Çünkü)
It's raining
(Yağmur yağıyor)
Oh baby it's Raining
(Bebeğim yağmur yağıyor)
baby come into me
(Gel bana)
Come into me
(Bana gel)
It's Raining
(Yağmur yağıyor)
Oh baby it's raining
(Bebeğim yağmur yağıyor)
You can always come into me
(Her zaman bana gelebilirsin)
İki Süper Kısa Film
Youtube da gezinirken bulduğum iki kısa filmle tanıştırayım sizi
İkisi de birbirinden süper ve şaşırtıcı sonla dolu. Sonunu söylemeyeyim heyecanı kaçmasın
Ama anlamadığınız yer olursa sorun. (bu söz genellikle hocaların kullandığı bir tabirdir ve şahsım bu iki kelimecikten meydana gelen bu oluşuma gıcık olmaktadır.. Hayır, anlamadığım yeri zaten bi şekilde birine veya hocaya sorarım, hatırlatmsına gerek var mıdır? Bana göre bu bize robot muamelesi yapmaktır ki; söylenmeden yapmayacağımız, ne yapıp ne yapmayacağımıza kendimizin karar veremeyeceğini ima anlamı taşımaktadır, suflörlüktür, ayıptır, yazıktır... Neyse konuyu dağıtmayalım
öhöm öhöm nerde kalmıştık
)
Sizi filmlerle başbaşa bırakıyorum.. İyi seyirler 
BU FİLMİN HENÜZ ADI YOK
PLATONİK
SeVeRSeN...

- bak bak geliyor seninki
+ öyle deme ya utanıyorum
- ama hoşuna da gidiyor
+ sus , şimdi duyacak bizi
- güldürme beni, o bizi duyamaz ki
* günaydın küçük fidanlarım, hımm, çam kokusu.. misler gibisiniz bugün yine. Bakalım bugün benimle misiniz yoksa yolcu mu edeceğim sizi kök salacağınız topraklara. Al bakalım bu su senin için .. tamaamm.. bu da senin için ufaklık, sen çok güzelsin. Hadi bakalım , ben de bir simit çay söyleyeyim de şöyle karşılıklı bir kahvaltı yapalım.
- gidiyor
+ çok zarif değil mi?
- nesini seviyorsun sen bu adamın, nerde görülmüş ki bir çam fidanının bir insana böyle bağlandığı?
+ öyle çok yönü var ki, temizliği , her zaman bakımlı olması, kelimeleri seçerken ki titizliği..
- seninle konuşmasına bayılıyorsun değil mi? yaprakların bile ışıl ışıl oluyır o konuşurken
+ konuşmak, birinin seni önemsemesi , dinlemesi, zaman ayırması; karşılığı hiç bir maddeyle ölçülemeyecek kadar değerli değil mi sence de?
- ohoo uçtun sen yine
+ sadece konuşması değil aslında; dürüstlüğü , çıkarları aleyhine de olsa doğru bildiğini uygulaması
- fazla iyi niyetli değil misin
+ hayır , değilim. İşine de önem veriyor, bak hepimiz sağlıklı, pırıl pırılız. Dünkü bayan müşteri bayıldı bize, neredeyse hepimizi satın alacaktı
- evet, bahçıvana iltifatlar ede ede bir kaldı, o ne yaptı , utancından kıpkırmızı oldu, ya yapsana reklamını , utanmanın sırası mı?
+ utanmak.. bugün dünya üzerindeki işlerin suçların temel gıdası arsızlık değil mi? adam gözünün içine baka baka sana , malına , vatanına , inancına zarar veriyor , sonra da pişkinliğe vurup gidiyor. Bırak birileri de utansın, zaten çok az kaldılar, bırak onlara hakkettiği saygıyı gösterelim. Hem biliyor musun, yanakları pembe pembe olup başını öne eğdiğinde sanki ruhu yüceliyor
- eyvah eyvah, sen baya ilerletmişsin durumunu
+ evet , onu seviyorum
- hiç bir zaman sevginin farkında olmayacak , olsa da ne yapabilir ki ? ağaçsın sen..
+ onu sevmem için beni farketmesine gerek yok, sevilmeyi hakettiği için seviyorum, ben biliyorum ya, varsın farkında olmasın
- şşt, son romantik, sen dellendin iyice, bugün yarın satılacağız, kimbilir nerelere dikileceğiz, onu bir daha nasıl göreceksin
+ görmeden sevilmez mi, uzağında durup da kalbine girilmez mi, aşk sabır işidir, vefa işidir
- peki ona nasıl ulaşacaksın, ne olmasını isterdin, anlat da ben de öğreneyim
+ belli mi olur, varsa kaderde buluşuruz elbet
- sen niye normal çamlar gibi hayal kurmazsın ki? mesela ben, önce güzel bir bahçeye dikilmek istiyorum, şöyle göl manzaralı bir bahçe.. Geceleri dolunayın yansımasını izleyebileceğim. Kışın karlar birikecek üzerimde.. Sonra yaşlanınca bir marangoza satsınlar beni; güzel bir mobilya olmak istiyorum, hatta bir çeyiz sandığı , işlemeli oymalı falan.. Yıllarca anı, hatıra diye üzerime titresinler.
+ inşallah istediğin gibi olur
- sen ne düşünüyorsun, hayalin ne ?
+ gene dalga geçeceksin
- orası kesin, hayalinin sonu mutlaka bahçıvana ulaşıyordur
+ evat..
- nasıl olacak peki?
+ beni bir kağıt fabrikası satın alsın istiyorum, önce bahçesine diksin, büyümemi beklerken onlar ben her gün dualar edeyim bahçıvana, Rabbim ona sıhhat versin, Gündüz onun nefesindeki karbondioksiti alayım, tüm hücrelerimde hissedeyim , özümseyeyim onu.. Binbir gülücük, bir selam ekleyip oxygene döndüreyim; bırakayım havaya, gitsin bulsun onu.. Girsin ciğerlerine, karışsın selamım kanına.. Gülümcüğüm yar olsun tüm hücrelerine..
- şiir gibi konuştun be, sonra?
+ sonrası.. ne zaman ki yaşlandım , alsın beni fabrika , kağıt yapsın. O kağıt da gitsin matbaaya satılsın. Üzerime harf harf sevgi sözcükleri işlensin, şu an duyuramadığım sesimi roman olarak duyursun, duygularımı dile getirsin. Bilirsin o kitapları çok sever. Özenle okur, parmakları dolaşır kitabın sayfalarına. Kitabı bitirip bir köşeye fırlatmaz. Koyar kitaplığına , aradan süre geçti mi döner tekrar okur, ne kitaplarını ne de beni terketmez.
- şaşırtıyorsun beni.. Kağıt olmak için çok eziyet çekeceksin; önce parçalayayacaklar, kıymık haline getirecekler, sonra ezecekler , sularla dövüp hamur yapacaklar, yetmeyecek inceltecekler, ateşlee atıp pişirecekler, sonra da kesileceksin, ve sonra, sonra, sonra..
+ sonunda onunla yeniden buluşmak varsa ; değer..
-belki de
+ sesin titriyor senin, ağlıyor musun?
- hayır , sana öyle gelmiştir, sen önüne dönsene , geveze..
+ bak o geliyor..
* merhaba küçüklerim, az önce sizi hakettiğiniz fiyata bir kağıt fabrikasına sattım. Onların bahçesinde konaklayacaksınız artık, sizlere çok alışmıştım, kimbilir belki birgün yeniden buluşuruz...
Yorum
